TÜNELDEN KAÇIP BİRA İÇMEYE BEYOĞLU’NA GİDERDİK Ben o zamanlarda ciddi bir adamdım haylazlık demiyelim de yaptık tabii bazı işler. Bizim okul eskiden tıbbıye olarak kullanırlarmış o tarihlerde kadavra taşımak için okulu yeraltından Karacaahmet’e bağlayan yer altı tünelleri kullanırlarmış, sonra kapatılmış. Biz de şimdikinde değil tabii o eski binada yatılı okuduk O tünellerden geceleri kaçıp Beyoğlu’na bira içmeye giderdik sabaha doğruda yine aynı tünelden geri dönerdik. Birçokları ıslanır, yaralanırdı tünelden geçerken. Bayağı uzundur o tüneller biz belli bir kesimden dışarı çıkar, yola öyle devam ederdik Mehmet Ağar ve Mehmet Ali Yılmaz da çok iyi bilirler o tünelleri, yaşamadık demesinler yani. Haydarpaşa Lisesi’nde unutamadığım iki öğretmenim oldu benim. Biri felsefe öğretmenimiz Uğur Hanım diğeri de edebiyat öğretmenim Lütfiye Hanım. Her ikisi de kimliğim ve kişiliğim üzerinde söz sahibidir. Benim yaşama, ülkeme, insanlığa dair ne kadar güzel kelimem, tavrım ve davranışım varsa, hepsinde bu iki kadının emeği vardır. Onları hala saygıyla anarım. Hayata bakışımı belirlemişlerdir. Bugünkü söylemlerimde de payları vardır. KADİR İNANIR |