M. ERDOĞAN PARLAKOĞLU

M.ERDOĞAN PARLAKOĞLU

 

Yıl 1973 yada 1974 olabilir. Öğretmenler odasının yanında denize bakan sınıfta okuyoruz. Teneffüsteyiz, doğal olarak azıyoruz. Sıradaki dersimiz Beden Eğitimi, hocamız Ateş(Sn. Muzaffer Tunçalp). Ateş Hoca bir öğrenciyle haber gönderip "salona gitmeyin dersi sınıfta yapacağız" demiş. Zil çaldı ve yavaşça sınıflara girmeye başladık, azmaya sınıfta devam ediyoruz, bir gürültü, bir uğultu, bilirsiniz işte. Nöbetçi öğretmen Jerfi (Sn. İsmail Jerfi Sıkça) gürültüyü duyunca hışımla sınıfa girdi ve bağırdı,

-          Kesin gürültüyü, kim Sınıf Başkanı?

-          Benim hocam,  dedi cılız ve ürkek bir sesle başkan,

-          Dersiniz ne evladım?

-          Beden hocam.

-          Hocanız kim?

-          Ateş hocam, demesiyle tokadı yemesi bir oldu başkanın,

-          Eşek herif göbeğini sen mi kestin, bu nasıl hitap

-          Özür dilerim hocam, Muzaffer bey diyecektim de.

-          Kes zırvalamayı, sizlerde sessizce bekleyin öğretmeninizi haylaz 
herifler.

Jerfi bey girdiği gibi yine hışımla sınıfı terk ederken bizler sessizce gülmeye çalışıyoruz Başkan da kanayan ağzını temizlemek için tuvaletin yolunu tutuyor. Derken sınıfa Muzaffer bey geldi, ayağa kalktık,

-          Günaydın,

-          Sağoool

Muzaffer bey masaya geçti, yerine oturdu, sınıf defterini açtı, kalemini çıkartırken kapı çaldı

-          Gel.

-          Hocam girebilir miyim?

-          Nerdesin hergele?

-          Tuvalete gitmiştim de,

-          Ders saatin de mi?

-          Dudağım patladı da.

-          Gel bakayım, ne oldu?

-          Tokat yedim,

-          Kimden?

-          Jerfi'den hocam demesiyle ikinci tokadı da yemesi bir oldu 
zavallı başkanın.

-          Eşek herif göbeğini sen mi kestin, bu nasıl hitap

-          Özür dilerim hocam Jerfi bey diyecektim de.

-          Kes zırvalamayı, alırım ayağımın altına.

Pes be kardeşim beş dakika arayla iki hocadan aynı sebeple dayak yiyen var 
mıdır bilmem.

Biz ise gülmemek için kendimizi zor tutuyoruz. (sıkıysa gül)

Hocaların lakaplarının olmasının hem hoş bir yanı var, hem de bu yanı, 
bilesiniz.

Hayatta olmayan hocalarımıza rahmet, hayattakilere de sağlık ve afiyet 
diliyor, tüm arkadaşlarıma hasretle sitem ediyorum, arasanıza eşşek
 
sıpaları.

Anasayfa | Okulumuzun Tarihçesi | Derneğimizin Tarihçesi | Tüzük | Yönetim Kurulu | Üye Listesi | Meslekler Albümü | Ünlü Mezunlar | Fotoğraf Albümü |
Anılarımız | Görece Dergisi | Okul Marşımız | Okulumuz Adına Yazılmış Şiirler | Okulumuz Müdürleri | Okulumuz Öğretmenleri | Aramızdan Ayrılanlar |
Üyelik  ve  Aidat | Sınıf Listesi ve Sınıf Resimleri | Atatürk Köşesi | Online Üyelik | İletişim